Çarşamba, Ekim 04, 2006

Yağmurda piknik


















1982 Eylülü... Merkez Ajans, Adam Yayıncılık, Anadolu Yayıncılık, Ana Basım çalışanları ve dostlar, Bilezikçi Çiftliği'nde piknikteyiz. Meteorolojinin yağmur uyarısını dinleyen kim... Abant Çiftliği'nin, birbirinden nefis mezeleriyle dolu masalar, çevrilen kuzular, cızır cızır et kokan mangallar ve sular seller gibi yağmur ve rakı...

Kimler yok ki piknikte. Nazar Büyüm, İnci Asena, Duygu Asena, Ersin Salman, Cemal Süreya, Burhan Şenatalar, Cevat Çapan, Memet Fuat, Ömer Vargı, Mine Vargı, Suat Kamçılı, Yücel Uzmen, Yavuz Kösemen, Ümit Ökten aklıma geliverenler. Kararlıyız ya, bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında bile eğlenebiliyoruz. Hem de nasıl... En keyiflendiğimiz şey de, yarıya kadar rakı doldurduğumuz bardakları havaya tutup yağmurla sulandırmak...

Ara ara güneş açıyor ve tam yağmur bitti derken yeniden sular altında kalıyoruz, ama yılmıyoruz. Akşam üzeri arabalara otobüslere doluştuğumuzda iliklerimize kadar ıslanmış durumdayız. Böyle bir eğlence unutulabilir mi? Fotoğraftakiler Ömer Vargı, Suat Kamçılı ve ben...

9 yorum:

Bülent Şentay dedi ki...

Post-modern bir filmin özenle kotarılmış bir sahnesinde, rolünün hakkını veren oyuncular gibisiniz Şahin Abi:)

destan dedi ki...

Hep şıkız (Yakamızdaki çiçek sanırım:)), hep beyefendi, hep Şahin Tekgündüz..

A. Selim Tuncer dedi ki...

Başrol mü, karakter oyuncusu mu? Bu konuda ayrıntıya girmemenizin bir nedeni var mı Bülent Bey?

A. Selim Tuncer dedi ki...

Arzucugum, yakasındankinin ne olduğunu söyleyip de güzelim algını bozmayayım istersen!

Hep Şahin Tekgündüz'de ise isabet etmişsin.

destan dedi ki...

Gözlük mü acaba?:) Hem ne önemi var?:)
Aslında benim değil Şahin Bey'in blogu "molaverrahatla" kıvamında sürüyor ya! Neyse:)

Şahin Tekgündüz dedi ki...

Sevgili dostlar, anlaşılıyor ki, şimdiki halimden çok eski görüntülerim itibarda. Madem öyle, ben de eski defterleri karıştırmaya devam adacağim. Üstelik de resimli resimli... Sevgiler.

Şahin Tekgündüz dedi ki...

"edeceğim" sözcüğünü yanlış yazdığım için özür dilerim.

Bülent Şentay dedi ki...

Elbette ki başrol Cengiz Bey. Hem de en başrol!

Çağlayan İbiş dedi ki...

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, rakı bardaklarını dolduruyor. Ne kadar da hoş bir sahne Şahin Abi. Eskilerdeki bu dostluk manazarlarını görünce bizimkilere hep içerlenirim neden beni daha önce doğurmadınız diye... :)